Etiketler

, , ,

Profil ResmimArtık ikinci ayına doğru gittiğimiz anlamsız kardeş kavgası karşısında tarafsızlığımı korumaya, akl-ı selim kalıp iyimser olmaya ve hakkaniyet noktasında sabit kalmaya uğraştıkça; gerek Başbakan’ın giderek artan nefreti ile ifade ettikleri, gerekse gönüllü tellâllarının kulak tırmalayan cazgırlıkları, ister istemez bir tarafa itiyor insanı…

Sükutu tercih ederek seviyesini koruyan Fethullah Gülen’in suskunluğu dahi, Başbakan ve cazgırlarını çılgına çeviriyor, muhatap alınmaya değer bulunmamaları da, kimya ve dengelerini hepten bozuyor anlaşılan…

Selvi Boylu Cazgır”ın, kendilerini değil de Wall Street Journal Gazetesini muhatap alıp, ona röportaj veren Fethullah Gülen için yazdığı yazıyı okuyunca, hazretin karın ağrısını görmemek mümkün değil…

Hangi zırvasını ele alayım ve neresini düzelteyim derken; Mehmet Barlas’dan dinlediğim Padişah ve densiz Şehzadesi fıkrası aklıma geldi:

Padişah Hazretleri, her densizliğine makul izahla çözüm getirmek için, en akıllı lalasını oğlu yanında özel olarak görevlendiriyor.

Densiz şehzadenin ulu kişiler arasında söylediği; “-Bir ok attım kebap oldu” saçmalığına lala izah bulur ama; çok sonra ifade ettiği “-Bir ok attım çorba oldu” saçmalığına, artık söyleyecek söz bulamaz. Ve; “Efendiler, bu kadar zırvaya ben dahi makul bir açıklama bulamam” der…

Herkesi kendi gibi kör, sağır ve akıl fukarası zanneden “Selvi Boylu Densiz”in tüm ifadeleri izaha muhtaç ama; o denli zırvayı kim-nasıl izah edecek bilemem…

Doğrudan birini muhatap alıp, onunla polemiğe girmek tarzım olmasa da; kendime ve akıl sağlığını korumaya çalışan okuyucularıma saygı adına bir-iki zırvasını tevile çalışayım.

Başbakan’ın da esiri olduğu delilsiz ve deli saçması algılara sorgusuz teslim olan hazret, bir saçmalık üzerine inşa ettiği zırvasının doğruluğundan o denli emin ki; buradan Mısır’a sağır sultanların dahi duyduğunu iddia ediyor ve bu saçmalığa inanmayanları da, peşinen sağırlıkla itham ediyor…

Meselâ, Cemaâtin CHP ile ittifak içinde olduğu ve Hoca Efendi’nin WSJ’a verdiği röportajının da, “malûmun ilâmı olduğu” zırvası…

İşte o röportajdan ilgili bölüm: “Tekrarlamak gerekirse, bir siyasi parti ya da aday ile hiçbir zaman ittifak kurmadık. Desteğimiz ya da eleştirilerimiz her zaman değerler etrafında olur. Bu tarz bir ittifak gelecekte de yapılmayacak. Bir sivil toplum aktörü olarak toplumdaki herkese açık olmamız bir zorunluluk. Ancak değerlerimiz net. Demokrasi, Evrensel İnsan Hakları ve Özgürlükler, Şeffaf ve Hesap Sorulabilir Hükümetlerbu değerlerimizin arasında. Fırsatlar sunulduğunda Hizmet üyeleri diğer vatandaşlar gibi kendi değerleri çerçevesinde kararlarını verecektir. Temel değerleri paylaşan insanların yapacağı seçimler aynı çizgide olabilir.”

Dolmabahçe toplantısından çıkar çıkmaz yazı kaleme alan ve “Ak Partinin ‘Yeni Paydaşlara’ ihtiyacı var.” diyen; Ergenekoncu-Balyozcu-Ulusalcı eski işkencecilerine dayanılmaz aşkla sevdalanan bu kafa, herkesi kendi gibi ahmak ve mankurt zannediyor her halde…

Söz konusu röportajın, ilgili yukarıdaki paragrafında CHP adı geçiyor ve net destek ifadesi bulunabiliyorsa, Selvi Boylu Cazgır’dan özür dileyeceğim… Değilse; herkesi kendi gibi ahmak ve mankurt zannetiğinden, hazretten her kes için özür bekleyeceğim…

Hocaefendi’nin muhatap almaya dahi gerek duymadığı güruhtan, bu zavallının kıt aklına yeni bir şey daha gelmiş:

WSJ’in “ABD’deki Yahudi Cemaâtinin Sesi” olduğu ve “Hocaefendi’nin 28 medya kuruluşu talepte bulunmasına rağmen Yahudi sermayesinin en etkili yayın organı olan WSJ’yi tercih etmesi”nin de bir anlamı olduğunu ve bunun Cemaâtle “Yahudi Kuruluşları”nın hükumeti yıkmak için ortak çalıştığı anlamına geldiği..!!

Hocaefendi’nin Wall Street Journal sevdası nereden geliyor?” diye sorup, delilsiz bir dünya iftira ve fitnesine devam eden bu yalama cazgıra cevap vermek dahi seviyesine düşmektir ama, tapınma noktasına geldiği “Başbakan’ı Hazretleri”nin de, aynı “Yahudi Sermayesi Yayın Organı”na bir değil, bir kaç kez röportaj verdiğini, hatta bunlardan 31 Mart 2003 tarihindeki ifadelerini hatırlatayım bâri ki, okuyucularımın aklı fazla karışmasın:

Irak’taki cesur ABD askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyoruz. RTE”!!

“Zırva tevil gerektirmez.” demiş atalarımız…

17 Aralık itibariyle yazdığı bir çok yazıda olduğu gibi, “Hocaefendi’nin Wall Street Journal tercihi kime mesaj?” başlıklı yazısında da çok zırvası var. Hatta kaleme aldığı bu son yazının , her satırı ve her paragrafı ayrı bir zırva diyebilirim…

Hocaefendi’nin yaptığı gibi; ciddiye almaya da, muhatap almaya da değmez ama, dayanamayıp cevap verme ihtiyacını, hakkaniyet adına gerekli gördüm işte…

“Selvi Boylu”nun seviyesine düşme zorunda kaldığımdan dolayı; önce kendimden, sonra da kıymetli okuyucularımdan özür diliyorum…

Selamla…

Doğan TOPGÜL

@DoganTopgul

Reklamlar