Etiketler

, , ,

Profil ResmimAğzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?!” sorusunu çok sık duyarız günlük hayatımızda…

Övgülerimizde de, yergilerimizde de haddi aştığımız durumlarda, bu ata sözü gibi deyimle hep muhatap oluruz…

Bir de yüce dinimizin bir güzel kuralı vardır ki, çoğumuz bilsek de, ölçü olarak hayatımıza mal edemeyiz:

Kur’an’ımızın Bakara Suresi’ndeki , “Sizi vasat (orta yolda) bir ümmet kıldık.” 143.ayetini, Peygamberimiz’in (SAV) “İfrat ve Tefritten uzak durun, sizin için en hayırlı olanı mutedil (vasat-orta yolda) kalmaktır.” şeklinde özetlenecek altın tavsiyesi tamamlar…

İfrat’ı pozitif yönde aşırılık, Tefrit’i de negatif yönde aşırılık olarak kabul edecek olursak, orta yol bellidir ve bizlere tavsiye edilen de itidali elden bırakmadan bu orta yolda kalmayı tercih etmektir…

Toplum olarak, onca azâmi müştereklerimiz varken; asgâri müştereklerimizi dahi ayrışma ve çatışma sebebi yapıyor ve bir cinnet dönemini yaşıyoruz son zamanlarda…

İşte, Atatürk’e ithafen, her kesi kabule de zorlayan güncel bir örnek: “Olmasaydın… Olmazdık..” TEFRİT!

Karşılığı hemen mukabilince gelir kutuplaşmış toplumun diğer kesiminden: “Olmasaydın da… Olurduk…” İFRAT!

Orta yol mu?!

Olmasaydı… Olmazdık…”  Bu ifadeyi ulusal gazetelere tam boy ilan olarak KOÇ’a şirketler ve başlarında akıllı sandığımız KOÇ’a “adamlar” veriyorsa, iğfal ettiği kesimleri tutanlara aşk olsun.!!

Bu zihniyetin doğurduğu diğer arızalı ifadeleri buraya almak istemiyorum ama, benzerlerini çokca bulacağımız ve en  çok zoruma gidenini ele alayım…

Ve, #ATATÜRKolmasaydıBabanızBelliOlmazdı tagı açıp, büyük oranda paylaşanların içine düştüğü sefalete bir cavap vereyim.

Hem de yazı girişinde verdiğim deyimimizle; “Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu sizin?!” diye sorarak.

Baştan şunu belirteyim ama. Tıpkı Selçuklu gibi “burun kıvırdığımız” Osmanlı İmparatorluğu da, son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bir TÜRK DEVLETİ’dir…

Ve biz Türk’ler; 15’i Büyük İmparatorluk olmak üzere, şehir devletlerini de sayarsak 350’nin üzerinde devlet kurmuş bir büyük milletiz…

Osmanlı’nın yetiştirdiği çok kıymetli bir paşayı tüm insani vasıflarından soyup, O’nu adeta tabu haline getirmekle, aslında bir cinayet işlemiş oluyoruz ki, yapılan da bu maalesef…

Hastalıklı ve arızalı bir anlayışla, Atatürk’ü ne doğru anlayabiliriz, ne de savunabiliriz… Ne olur, bu konuda da ifrat ve tefrit gibi marjinal noktalara savrulmaktan vaz geçelim…

Atatürk’e hak ettiği değeri elbette verelim. Ama, O’nu Atatürk yapan bu necip millete de hakaret etmeyelim ve olup biteni doğru kavrayalım…

Dünyaya devlet kurmayı öğreten bu necip milleti tanımadan, onun kaderini tek bir şahsa bağlamak, cehaletten kaynaklanmıyor ise, ona hakaretten başka bir şey değildir. Bu, Atatürk de olsa, Osmangazi, Fatih veya Mete Han da olsa fark etmez…Bu hakareti yapmak da, kusura kalmayın ama kimsenin haddine değildir…

Değilse anladığınız dilden konuşmak kaçınılmaz oluyor:

Bu aziz Milletin nineleri ve dedelerini tanımadan, sırf Atatürk’ü yücelteceğim diye, onlara en büyük terbiyesizlikle saygısızlık yapanlara şaşırıyor, hakikaten “soylarından” şüphe ediyorum!

Kendi soylarında “kolay teslim olacak” ve “kolay lokma” ananeleri, babaanneleri varsa onu bilmem.!!

Ama benim ceddimde, öyle zannettikleri gibi “orta malı” ve “kolay lokma” ninelerim de yok, buna katlanıp “boynuzlarıyla dolaşacak” dedelerim de.!!

Adeta “kutsadıkları” Nutuk’u okuyacaklarına, (ki, okuduklarını da zannatmiyorum) biraz da dedem yokken, “aziz” bildiği namusunu korumayı da bilen, “Nine Hatunların” ve “Kara Fatmaların” destanlarını da okusunlar… O zaman anlarlar ninelerimin kim olduğunu….

Halife Hazretleri tehdit altında, hilafet kuşatıldı… Ey Müslüman din kardeşlerim; gün, durma günü değildir” diye imân, namus ve şeref abidesi dedelerimi motive edip, haklı olarak cepheye ve yardıma çağıranların, daha sonra neler yaptığını görmezden mi gelelim?!

Gerçek tarih tüm olup bitenleri olduğu gerçekliğiyle kayda almış ve kendini yazacak namuslu tarihçileri bekliyor…

Dayatılan resmi tarihin yalanlarına inanıp; Halife Hazretleri’ni, Hilafet Merkezi’ni ve Vatan’ı düşman işgâlinden kurtardıktan sonra; Halife’ye de, Hilafet Merkezi’ne de ve bu mazlum millete de, neyin reva görüldüğünü ve nasıl iblisce oyunlar oynandığını göz ardı mı edelim.?!

Dedelerim vatanını namus bilip, namusunu arkada bırakarak cepheden cepheye koştular… Cephede can veren dedelerimin aziz ruhları göklere çıktı; dua oldu, rahmet oldu, yardım oldu indi gökten ve vatan da, namus da böyle kurtuldu…

Bütün ninelerimin ve bütün dedelerimin sembolü olduğu için, Mustafa Kemal iken ATATÜRK oldu, O büyük kumandan…

Siz onu bırakın da; zaferimize de, Atatürk’ümüze de, cumhuriyetimize de el koyanlara ve on yıllardır “Atatürkçülük” kamuflajıyla yaptıkları ihanetlere bakın…

Atatürk’ün adı arkasına sığınıp, O’nu bu büyük milletten soğutanların projelerini de görün…

Her tarafa heykel diken; O’nun adına uydurulan sözlere haşâ “ayet” muamelesi yapmamızı ve adeta heykellere tapınmamızı isteyen zihniyete bakın…

Atatürk’ü Koruma Kanunu”nu, bu amaçları uğruna çıkarmalarının da tesadüf olmadığını anlayın…

Ya şuurunuzu açın ve anlayın nasıl “mankurt” olduğunuzu veya sorgulamayı adet edinin…

Böyle abukluklardan da vazgeçin ki, Atatürk’e layık nesiller olduğunuz anlaşılsın.

Şuursuzca ve hiçbir şekilde sorgulamadan duyulan sevgi, gerçek sevgi olamaz…

Bunu ancak şuurları ve hafızaları gaspedilen ve efendilerine koşulsuz itaat eden “mankurt köleler” yapar ki, kominist ve faşist rejimlere has bir hastalık halidir.

Öyle görünüyor ki; Cumhuriyetimizin dümenine geçen Mussolini, Hitler ve Stalin hayranları boş durmamış ve benzer projeleri “Atatürkçülük İllüzyonu” ile çok güzel uygulamışlar…

Neticelerine bakınca, bizim ülkemizde de bu hastalıktan malul insanımızın sayısı, hiç de azımsanmayacak kadar çok maalesef…

Allah şuur, feraset, iz’ân ve uyanma nasip etsin…

Sükuneti tercih edeceğimiz, bağırma ve dayatma yerine dinlemeyi ve tahammüllü olmayı becerebildiğimiz, daha huzurlu ve müreffeh Türkiye’ye…

Orta yol’u takip edersek, aradığımız ülkeye çıkarır bizi…

Yolumuz açık olsun…

Selamla…

Doğan Topgül

@DoganTopgül

Reklamlar