Etiketler

,

Efendimiz (SAV) sahabe efendilerimize birer meş’ale emanet edip onları dünyanın dört bir tarafına dağıttı. Emanet edilen “İlay-ı Kelimetullah” dı ve elden ele bu kutlu emanet necip milletimize ulaştı.

Ecdadımız, Selçuklu ve Osmanlı dönemi dahil, Alp-Erenleriyle bu kutsal emaneti bihakkın sekiz asır, üç kıt’aya yaydılar.

Allah’ın ve dolayısıyla İslamın adalet anlayışını, olabildiğince uzak diyarlara taşımayı kendilerine vazife edinmişlerdi. İstanbul sırf bu amaç üğruna fethedildi, Viyana önlerine bu heyecanla gidildi.

2 asrı geçen fetret döneminden sonra, günümüzün Alp-Erenleri sönen meş’aleyi tekrar ele alıp, yine dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Hicret yeniden başladı…

“Anadan,vatandan ve arkadaşdan ayrılarak” tereddütsüz gidenler, önce “Muhacirlik Şerefiyle” şereflendiler. Sonra da, kendilerinden sonra geleceklere  “Ensar” oldular…

Artık “Turan İllerinde”, nakış nakış yeni kilimler dokunuyor, dilimiz konuşuluyor, bayrağımız dalgalanıyor ve kültürümüz yeşeriyordu…

Ve, “Bu şarkılar türküler,Türk’ü söyler türküler” hayalimiz de gerçek oluyordu….

Bu fikrin mimarına ve asrın yiğit Alp-Erenlerine selam olsun…

12.Ocak.2011 Doğan TOPGÜL

Reklamlar